“Askerlik anıları gibi..”

Trans Anatolia’da geçen sene arabayı ağzına kadar yük ve eşya ile doldurmuştuk, bu yıl hem bundan kurtulmak ve hem de youtube videosu çekmek amacıyla bu yıl servis aracımızla beraber gittik. Yarış her sene olduğu gibi çok heyecanlıydı. Çok uzundu. Normal km’nin yarısı gibi asfalttı, keşke arazide daha çok vakit geçirebilseydik ve raidçileri her etaba alsalardı. Bence, ona göre parkur yapabilirlerdi ama onları da anlıyorum zamansızlıktan böyle program yapıyorlar. Günün üç etabından ikisine girdik, bazen ikinci etabı da iptal ettiler. Bu sene coviddden dolayı yaşadıkları sıkıntıları bize de bu şekilde yansıttılar. Zamanında düzgün parkura yapamadıkları için geçtiğimiz asfalt bölüm çok oldu. Yine de her zamanki gibi, orada olmaktan yana çok mutluyduk. Güzel arkadaşlıklar kurduk, yine güzel dostluklar edindik.

İlk gün birçok araç kayboldu, ben de bunlar arasındaydım. Kaybolmayan beş araç vardı, onlarda tam puanlar alarak ilk 5’i oluşturdular. Burada farklılık yaratmak podyuma çıkmayı sağlıyor. Biz orada farklılık yaratamadık. Bu sene araçları birer dakika ara ile gönderdiler, tozdan duvar oldu önümüzde, yolları göremedik. Ama bu onların değil, bizim suçumuz. Tozun dağılmasını beklememiz gerekiyordu, acele etmeye gerek yoktu. Her yarış başka bir tecrübe katıyor. Yarışta hiç mekanik bir sorun yaşamadık. Geçen sene iki gün iki gecemiz sanayide geçmişti. Bu sene hiç mekanik sorun yaşamadık. O yüzden de gururla dolaştım. İnsanların Lada’ya bakışları değişti, katılımcı arkadaşlar gelip incelediler. Gerçekten çok başarılı bulduklarını söylediler. Bunu da içten söylediklerini anladım. Arazide pire gibi bir araba dediler.

İlk iki gün yol kaybettik. 3-4-5’nci günler kaybetmedik. Çok az sapmalarımız oldu. Point atlamadan tam puan aldığımız günler oldu. Çok zor olan Tuz Gölü etabında biz yolumuz bulduk ama noktaların 80 metre sapmalarıyla. Bir gün Tuz Gölü etabının gidişinde hız cezası yedik ve etaptan ihraç edildik. Sapmalar çok olabildiği için, yetişmek adına bilerek biraz hız yaptık. Bizim sınırımız 60 idi ve 5-10 dakika kadar 80 km  hızla gittik. O gün bizim gibi birçok kişi etaptan ihraç edildi. Kopilotumla ilk yarışımızdı ve ikinci gün arabayı ona verdim. Onun kopilotluk tecrübesi yoktu, ilk iki gün de kaybolunca, ben geçtim kopilotluğa. O iyi araç kullanıyordu. Trans Anatolia’da 7 günün verdiği bedeni ve psikolojik yorgunluk, hepsi başarıyı etkileyen faktörler. Ben sağ koltuğa geçtikten sonra tam puanlar gelmeye başladı.

Ben, TransAnatolia’yı seviyorum, aslında arazide ve doğada olmayı seviyorum. Bir de işin içine rekabet girince, o da tatlandırıyor. Bu yıl yarıştan aklımda covid önlemleri kaldı. Maske ile dolaşmak, konuşmak zordu. Güzel dostluklar aklımda kaldı. Bu sene podyuma oynamak amacıyla gitmiştik. İlk 3’ü amaçladım, başarsaydık sponsorumuz Sever Oto seneye ralliye katılmayı düşünecekti. Kendileri bir araç yapacaktı, biz de ekip olacaktık. Görüşemedik henüz, eğer seneye ralli yapacaksak adımları hızlı atmalıyız. Bir aracın hazırlanması 3-4 ay sürüyor. Yanıtlara göre artık bakacağız. Raid’de 1’nci olan ekibin tecrübeli ralliciler olduğunu duydum, bu yüzden kazanmasına şaşırmıyorum. 3’ncü araç ta çok tecrübeliydi, raide 6-7 yıldır katlıyor bildiğim kadarıyla ama 2’nci sürpriz oldu. İki kız kardeş sürpriz oldu.

Şahsen orman etaplarını seviyorum. Keşke 7 gün boyunca ormanda yarışsaydık. Ama kuma girmemize izin verilmemesi çok üzdü. Bizim Lada kesinlikle kumda yürürdü. Kumda gereken donanımlar da vardı aracımızda. Ön arka kilitler, lastikler ona göre, gerçekten orada olmamız lazımdı. Birçok araba kumda kaldı. Finiş noktasını da yanlış yere kurmuşlar diye duydum. Kum ortasında stop masası yapılması hata, araba durunca kalkması zor olur, bunun da düşünülmesi lazım. Tuz gölü de bakıldığında o kadar kuru görünüyor ki, ama araba üstüne geldiğinde 2-3 cm içine çektiğini hissediyordunuz. Raid kategorisinde amaç yeni ralliciler yetiştirmek ancak kuralların tam olarak uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Kurallar güne göre değişir veya esneklik gösterilirse, ki ben kuralcı ve disiplinli bir insanım, belli kurallar varsa onların yüzde yüz uygulanması gerekiyor.

Ralliye geçiş olacaksa da kurlalar öğrenilerek geçilmesi lazım. Bazı esneklikler gösterilirse, puanlamayı da etkiliyor. Son gün park alanına finiş noktasına geç geldi. Yine riad’de birçok gün kamp alanından ayrılırken start noktalarında da organizasyon gecikmesin diye zaman karneleri dağıtıldı herkes kendi start aldı. Sonuçta kamp alanından ilk etaba giderken de kaybolabilirsiniz. Bu yüzden kuralların yüzde yüz uygulanması lazım. Bana göre, organizasyon açısından bu konuya daha çok dikkat etmeleri lazım.

Pandemiye rağmen katılım sayısı iyiydi. Her geçen sene daha da artması ama artarsa da bu organizasyonu nasıl yapacaklarını şimdiden düşünmeleri lazım. Radi’de her sene puanlama sistemini değiştiriyorlar. Bunun da oturması gerekir. Rekabet, kaybolmama ve kurallarla beraber olduğu için buna dikkat etmek gerekir. Yarış boyunca ortam süperdi. Yaylalar çok soğuktu, kamp alanlarında donduk. Gündüz 30-35 derece, kampta 8-9 dereceleri gördük. Ama çok zevkli, ben TransAnatolia’yı herkese tavsiye ediyorum. Herkesin bunu yaşaması gerekiyor. Askerlik anısı gibi anlatılacak anılar oluyor. Arazide tek başına kaldığınızda organizasyon belirli bir süre sonra gelebiliyor. Bunlar zor ama anı olacak ayrıntılar.  | 7 Eylül 2020 : 20.15

Yorum yaz

Kategoriler

Arşiv