Şampiyonluk iddiam kalmadı

5’nci yarış haftası aslında güzel başlamıştı. Intercity V Wekend Motoring Festivali vardı. Bence fuarcılığın yeni bir dönemi. Klasik fuarlarda sadece arabaları görebiliyorsun ama zaten internet var, sosyal medya var, herkes istediği arabaları normalde görebiliyor, burada ise arabaları yürürken, hatta yarışırlarken görebiliyordu. Bu arada piste çıkıp taxi drive yapabilme şansı vardı. Öncelikle 5’nci haftanın V Weekend’e denk gelmesi bizler için de çok güzel bir tecrübe oldu. Biz de keyif aldık, hafta sonu arkadaşlarımızla birlikte sohbet ettik, sohbetlerimizde arabalardan bahsettik, ardından da yarıştık.

Dediğim gibi aslında her şey güzel başlamıştı. İlk antrenmana giremedim. İkinci antrenman seansına da arabayı kontrol etmek için katıldım. Arabada bir problem yoktu. Burhan ustalar arabayı çok güzel hazırlamışlardı, ellerine sağlık. Aslında, pazar günü yarışa gelmeden bir gün önce yakın bir arkadaşımın düğünü vardı ona katılmak zorundaydım, bu yüzden gece eve biraz geç geldim, sabah 9.30’du sanırım sıralama turu. Zaten geç yatıp erken kalkmanın verdiği yorgunlukla sıralama turlarında bir şey yapamayacağımı biliyordum. Rüzgâr tünelinden yararlanamadım çünkü kimseyi olmayınca tek başıma dönmek zorunda kaldım. Sıralama turlarında bu şartlar altında 5’ncilik bile benim için aslında iyi bir sonuçtu. İstanbul Park gibi uzun düzlüklerin olduğu pistlerde Caterham Cup gibi yarışta arkalardan kalkmanın bir dezavantaj olduğunu düşünmüyorum sadece sıralamada ilk 3’e puan avantajı var.

Pazar günü ilk yarışta da çok temiz yarıştım; arabamda çizik bile yoktu! Son üç tur lider gittim. Son tur son viraj finişe 40 metre kala, sol körkü kapatmıştım, Kadir arkadaşım ya bana çarpacaktı ya çimden geçecekti. Geldi, çarptı, kendi de söylüyor, konuştuk aramızda bir sorun yok. Tabii yarış anında sinirler geriliyor. Hırsına yenik düştüğünü söylüyor. Hatalı olduğunu söylüyor. Yapacak bir şey yok, olan olmuş, Dediğim gibi temiz yarıştım, 5’nci kalktım, son üç tur 1’nci gidiyordum. Eğer ki bu yarışı da 1’nci bitirebilseydim en yakın rakibim ile puan farkını bayağı açacaktım ama maalesef olmadı, kader! Arkasından Selman Ulusoy geldi çarptı ve zincirleme bir kaza oldu. Emir Ay, zincirleme kazayı görüp soldan geçip 1’nciliğe oturdu. Şampiyonada yakın rakibimdi, ve 3’ncüydü. Ben son iki yarıştan puan çıkaramadım, zincirleme kazada 6 araç yarış dışı kaldık. Zaten 10 araç yarışıyorduk, kalan 4 araç son yarışa çıktı. Emir Ay da Ümit abi ile güzel bir çekişmeden sonra son yarışı da kazandı. Son durumda sanırım Emir Ay öne geçti. Böyle bir kaza olmasaydı, şampiyonada Ümit Ümlü, Emir Ay, Can Çelebi ile birlikte liderlik için savaşabilirdik ama şu an şampiyona liderliği için olumlu bir umudum yok ama son dört yarışta podyumda yer almak için elimden geleni yapacağım.

Aslında herkes temiz yarıştı. Yarışta olan diğer başkaca temasları videolarından izledim ve dinledim. Bir iki isim hariç herkes temiz gitti. Dediğim gibi artık hepimiz öğrendik, araba ne yapar ne eder, ne tepki gösterir, frenaj konusunu da herkes biliyor, bir problem yok. Kazada Kadir Akça hırsına yenik düştü. Ben 2’nci olsam aramızda 2 puan fark olacaktı ama en azından aracımız sağlam kalacaktı. Sonuç olarak bunu hafta sonumuz güzel geçsin diye yapıyoruz. Günün ilk yarışında 1 veya 2’nci olmam puan açısından çok şeyi fark ettirmeyecekti ama en azından 2’nci yarışa çıkabilecektik. İkinci yarışa çıkamayacak olmamız biraz sinirleri gerdi. Aslında herkes temiz gidiyor ama insanlar bazen heyecanla olabileceğini düşünüp ataklar yapabiliyor. Daha önce de böyle şeyle olabiliyor, yapacak bir şey yok, sağlık olsun geçmiş olsun. Hepimiz arabalarımızdan sağlıklı şekilde indik. Buna da şükür. Sıradaki yarışa bir ay var. Yine çekişmeli geçecek. Yağmur yağarsa atak yapmak zor oluyor, geç frenaj daha riskli olacağı için daha sakin geçecektir. Şampiyona için iddiam kalmasa da podyumda olmak için savaşmaya devam edeceğim. | 1 Ekim 2018 : 13.00

Yorum yaz

Kategoriler

Arşivler

Yorumlar