“Kolay pes etmem”

Pandemi yüzünden Trans Anatolia Rally Raid öncesi araçlarımızı ve alt yapımızı tam anlamıyla hazırlayamadık. İki ayda bitmesi gereken aracın hazırlığı araya pandemi girince 7-8 ayı buldu. Tam olarak tam hazırlanamadık, teknik olarak hala eksikliklerimiz var. Alt yapıda yarış için altyapımızda da servis hazırlıklarımız oldu. Servis aracımızı bitirmeye çalışıyoruz. Tabii bu çalışmamız da bu dönemde uzadı. Ama az kaldı ve umarım yetiştireceğiz. Belki bazı şeyler istediğimiz gibi mükemmel olamayacak ama araç ve servisimizle yarışa hazır olarak katılacağımızı düşünüyorum. Yarış sırasında ihtiyaç duyulacak en ufak bir şey bile, başka bir şeyleri zincirleme etkiliyor, hatta marjinal zarar da verebiliyor.

Bu sene raid katılımı biraz düşük. Bunda pandeminin etkisi var muhakkak. Raid katılımcılarının salt amacı yarışmak değil, daha çok çevreyi görüp, kamp yapıp, sosyal iletişim kurmak istiyorlar. Şimdi bu imkanlar kısıtlı olacağı için sanırım katılmadılar. Rallide ise 16 katılım var ama Trans Anatolia’nın altyapısı güçlü, daha fazlasını da kaldırırdı. Nihayetinde yolda yalnızsınız. Zaman zaman temaslar olsa dahi, tek başına mücadeleye devam edilecek. İstanbul-Kars yerine İstanbul-Karaman-İstanbul olarak belirlenen parkur belki raid’çileri etkiler çünkü onlar farklı yerlerin görülmesini isterler ama rallide etrafla fazla ilgilenileceğini düşünmüyorum. Tamamen yarışa konsantre olmak şart.

Etaplar öncesi ve sonrasında da istirahat etmek ve araçla ilgilenmek gerekiyor. Parkurun tek yön gidiş yerine gidiş dönüş şeklinde olması nedeni ile lojistik anlamda bazı kolaylıkları olacak tabii. Kars’a gitseydik, araçları orada bırakıp havayoluyla dönüşü tercih edecektik. Bu açından da belki böylesi daha iyi oldu. Son gün İstanbul’a dönüşte geçeceğimiz Şile’deki sahil etabı ise ilginç olabilir. Benim kum etaplarında çok fazla bir tecrübem yok ama Baja’lar için kum etabı iyi bir tecrübe olabilir. Aracımla geçen sene bir yarış yaptık, bu açıdan Trans Anatolia için tecrübemiz sıfır demeyeyim ama çok az. Çok iddialı konuşmayayım, bu yarışta tecrübe kazanacağız.

Trans Anatolia ve bundan sonraki baja yarışları benim için hep bir eğitim süreci. Eğitim yarış hayatı süresince hiç bitmeyecek olsa da Trans Anatolia gibi bir yarış için en az 3-5 senelik bir tecrübe gerekir. Maraton öncesinde baja yarışları yapılmış olsaydı, elbette tecrübelerimiz artardı. Araç ve servisle ilgili eksiklikler ile ilgili önlem alma imkanımız olurdu daha donanımlı ve tecrübeli giderdik. Takım mücadelesi, bence, bu sporun olmaza olmazlarından biri. Takımla beraber tabii altyapı da geliyor. İyi bir altyapı kuranlar başarılı olurlar. İyi bir garaj, iyi bir takım, yarış sırasında iyi servis için elbette iyi bir finansman ve büyük bir yatırım gerekiyor. Ama takımlaşmakla rekabet, paylaşım ve sosyalleşme iyi olur.

Takım ruhu insanları motive eder, güçlendirir, imece usulü bir çalışma olur. Starta sayılı günler kala pandeminin etkisi ile ara soğuduğu için heyecanımız yok gibi ama bakarsınız bir anda gelir o heyecan. Araçlar ortaya çıksın, motorlar bir çalışsın, antrenmanlar yapılsın, hemen yarış havasına gireriz diye düşünüyorum. İçimizdeki heyecan kalıcı. Sporu seviyoruz fakat altyapı kurup bir de çalıştay yapılsa iyi olur. Çözümü hep beraber aramak lazım. Sporun geleceği bireysel olmaz, bir yere varılmaz. Hep birlikte oturup, bir araya gelip, altyapı için çalışma yapılması lazım. Bundan sonra katılım çok olur. Bugün katılmak için gelir düzeyinizin yüksek olması lazım ama takımlar oldukça ve geliştikçe dışarıdan destek artabilir.

Tecrübem az olduğu için, yarışmanın ruhunu yeni yeni anlıyorum. Yarışmak ruhu zaten dereceye girmek demek. Dereceye girmek istemiyorsanız, yarışmazsınız, izleyici olursunuz. Elbette biz de derece yapmak amacındayız. Ortanın iki tık altında olursam, benim için derece olarak memnun edici olur. Tabii ki yarışı etkileyen farklı faktörler var ve belli de olmaz, bir anda da hedefimizden yukarılara da çıkabiliriz. Rakiplerimi tanıyorum desem de çok doğru olmaz. Hem yeniyim hem de araya pandemi dönemi girdiği için pek fazla çalışamadık. Bazı rakiplerimle parkurda tanışmıştık, çok değerli insanlar var.

Felsefi olarak, kopilotum ile ben, yarışmacı ruhuna sahibiz. Yarışma ciddiyetimizi koruyor ve gereklerini yapıyoruz. Zaten görev insanlarıyız. Çocuklarımızı büyüttük, iş hayatımızda bir ciddiyetimiz var, hep kuralla ilerliyoruz. Yarışlarda da başarı için elimizden geleni yapıyoruz. Elbette bir tecrübe eksikliğimiz var, epeydir antrenman da yapılamıyor. Yarıştıkça tecrübemiz aratacak ve eksiklerimizi gidereceğiz. Araya uzun dönemli araların girmesi çok olumsuz etkiliyor. Şahsen, kolay pes edilmemesi taraftarıyım. Herkese söylüyorum, kendim de çok önemli nedenler olmadıkça hiçbir zaman pes etmek istemem. Trans Anatolia’dan sonra Bodrum’a ve yapılacak başka yarışlara katılmak istiyoruz. İyi bir altyapı hazırlayabilirsek takım olarak yurt dışına da gitmeyi düşünüyoruz. | 22 Temmuz 2020 : 13.00

Yorum yaz

Arşiv

Kategoriler

DİL SEÇİMİ

Giriş