“Yanıyorum, son etaba giremediğime!”

İstanbul Park Spor Kulübü’nün başkanı ve Türkiye Offroad Şampiyonlarından Ahmet Ünlü, kendisinin de yarıştığı ancak son etaba giremeyerek yarış dışı kaldığı Baja Troia Turkey yarışını ajans için yorumladı. Ünlü, 2017 – 2018 ve 2019’da takım olarak katıldıkları Çanakkale ​Baja Troia Turkey’in  çok keyif aldıkları, bir sene sonrasını da sabırsızlıkla bekledikleri bir yarış olduğunu vurguladı

İlk gün (Cuma) 125’er km’lik etaplar çok güzeldi. Toplamda 250 km oldukça hızlı ve keyifliydi. Tam bir Baja etaplarıydı, ama cumartesi günü için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Aşırı taşlı kayalı ve özellikle araçların taş ve kayalıkların arasından gidebilecekleri bir etaptı. Süspansiyonu iyi ve kuvvetli arabaların üzerlerinden dümdüz geçtikleri ama bizlerin zaman kaybettikleri yerlerdi. Cumartesi etabı çok yorucuydu. Pazar günkü etaba ise çıkamadım. Aslında sabah start aldım, 500 metre gidebildim ve kaldım. Yarışın bu seneki parkurunu genelde başarılı buluyorum. Sonuçta hep hızlı olacak değil. Adı üstünde offroad, elbette kayaların da olması gerekiyor ama bu sene offroad kısmı biraz fazla sertti. Katılım açısından bakıldığında, yabancılar zaten bu seriyi takip ediyor. Türkiye’de yapılanı da bunun bir ayağı. Üç yıldır da İstanbul Offroad Kulübü bunu başarıyla organize ediyor. Bu sene onlar için biraz meşakkatli oldu. Son anda ve metazori izin alabildiler. Etapların ve yarışın kurgulanması, hazırlanması ve yabancıların ülkemize gelmesi için çok kısa zamanları kalmıştı. Ben yine de başarılı buluyorum, yarışı bu kadar kısa sürede iyi toparladılar.

Katılımın beklenenden bir miktar az olmasının nedenleri var. Bu yarış yapılacak mı yapılmayacak mı derken, insanların karşısına tabii ki farklı alternatifler çıktı. Bir hafta sonra Bursa Baja Mysia yarışı vardı. Yarışların üst üste gelmesi kulüplerin değil tamamen sportifin tercihlerinden kaynaklanıyor. Bir hafta arayla yarış tarihlerine onay verilirse olmuyor, çünkü herkes ona göre hazırlıklarını yapıyor zamanını ve bütçesini ayarlıyor. Yine de yarışı genel olarak çok başarılı buldum. Katılım rekabet olarak parkura yansıdı elbette. Yabancı takımların olduğu bir ortamda bizim ekiplerin onlarla rekabet için aynı parkura çıkmaları güzeldi. Şunu diyebilirim ki bizden iyi olmadıklarını gördük. 2017’de de bizim takımdan ben 1’nci olmuştum. 2018’de ise GK 2’ncisi.. Bu sene takımın patronu Vural Ak 1’nci olurken, Caner Akkafa 2’nci bitireceği yarışta şanssızlık yaşadı. 2018’de de öyle olmuştu, biz 2-3 gidiyorduk Caner kaldı, bu sene de 1-2 giderken yine Caner talihsizlik yaşadı.

Ben emanet bir araba ile katıldım. Murat Öztiryaki arabasını tahsis etti. Araba Suzuki olmasına rağmen oldukça başarılı, hafif ve güçlü motoru ile virajları almakta çok rahattım. Hiç alışık olduğum bir araba olmamasına rağmen, bence gidebildiğim kadar iyi de gittik diye düşünüyorum. Çok farklı ve keyifli bir araba, ben çok beğendim. Belki öncesinde bir yarış daha yapmış olsaydım, sonuçlar çok daha farklı olurdu diye düşünüyorum. Murat Öztiryaki’ye de buradan çok teşekkür ediyorum.

Takım için önemli olan ilk üç içerisinde olmaktı. Takımdan bir arabanın dahi podyum görmesi, burada da 1’nci olarak bitirmesi zaten yeterliydi. Çanakkale, benim için hayal kırıklığı olmadı. Kalmak demek, hayal kırıklığı demek değil. Seriye bağlayabilir ve 2017-2018-2019 olarak yapabilirdik. Yine de illa olacak diye bir kaydı yok. Troia’nın podyumunu bekliyorduk, sürpriz olduğunu  düşünmüyorum. Vural Ak’ın aracı gerçek anlamda ciddi bir yarış arabası. Pilotajını zaten tartışmaya gerek yok. Yıllardır hem yurt içinde hem yurt dışında tecrübeleri oldu, 12 yıl boyunca yurt dışı yarışlarını takip etti, bu yüzden ben sürpriz olarak görmüyorum. Yabancıların da tamamı, bitirmiş olsaydı, bizler de bitirebilseydik podyumun ilk sırası gene değişmezdi.

2020’de de bu serinin Türkiye’de bir ayağının İstanbul Offroad Kulübü tarafından yine başarıyla organize edileceğine inanıyorum. Hatta tahminimce 2020’de yurt dışından katılım daha çok olacak. Ülkemizden de katılımın artacağını inandığım için seneye 45-50 ekiple start alabilir diye düşünüyorum. Çünkü çok beğenilen, keyif alınan ve yarışçılar tarafından takdir edilen bir yarış. Etaplar çok güzel ve hızlı. Çanakkale de yarışı benimsedi. 2017’de seyirci olarak seyredip te beni tebrik eden adam, 2018’de de gelmişti, 2019’da da geldi ve tebrik etti. Halkın bu yarışı sevdiğini ve benimsediğini düşünüyorum. Bence, parkur daha da geliştirilemez ama sadece Cuma günkü etabın sert olan kısmı biraz yumuşatılırsa, zaten olabileceğinin en iyisi bu. Ülkemizdeki başka seriyi, 6-7 günlük yarışı takip eden arkadaşlarımız da bu yıl ilk defa katıldıkları Troia’dan oldukça keyif aldılar ve podyum görüp mutlu döndüler. Bu yıl motorların yarışmaması bir eksiklik yaratmadı, tam aksine motorların olmaması yarışın organizasyonu ve güvenliği açısından daha faydalı oldu diyebilirim. Geçen sene hem Malik’in (Akkafa) yaptığı kaza yarışı durdurmuştu, hem ATV’de birinin orman içinde kaza yapması keza. Yarışın içinde motorların olmaması kapalı etaplarda Baja formatında daha faydalı.

Bu seneki seri de çok güzel geçti. Özellikle ülkemizden yeni katılımcılar oldu. Ahmet Bağçe, Serhat Saygılı, Hüseyin Kurt ve Nurullah Ateş gibi farklı isimler bu sene yeni araçlarıyla katıldılar. Keyif aldılar. Kazanım tarafı, 2020’de bu yarışa olan ilginin artacağını gösteren isimler bunlar. İstanbul Offroad Kulübü’ne de buradan çok teşekkür ederim. Ellerine, emeklerine sağlık. İnşallah 2020’de yine hep birlikte güzel yarış çıkartırlar. Biz de takım olarak elimizden geldiğince destek olmaya çalışacağız. Takımın patronu Vural Ak, Caner Akkafa ve ben ve ben olarak yine üç araba katılırız diye düşünüyorum. Çanakkale’den aklımda kalan, bu yıl son etaba giremedim ya, ona yanarım. Diğer etaplarda kalsaydım da son etapta gidebilseydim daha çok keyif alırdım diye düşünüyorum. | 8 Kasım 2019 : 21.21

Yorum yaz

Arşivler

Kategoriler