Rossetti gibi bir pilota karşı ayıp oldu

Hitit Rallisi, yarış öncesi sezonu ikinci sırada tamamladığımız belli olduğu için benim açımdan rahat bir yarıştı, ama yine de zor olacağını biliyordum. Hitit, her zaman zor bir parkurda olmuştur. Amacımız, üç kez Avrupa Ralli Şampiyonu olan Luca Rosetti?ye karşı yarışmak ve hangi seviyede olduğumuzu görmekti. Diğer taraftan da Volkan ışık ile yarışmak büyük keyif olacaktı.

Yarış öncesi test yapmak istiyorduk, çünkü Temmuz ayından beri arabayı toprakta kullanmamıştık. Ama yarış öncesi otomobil maalesef bir türlü yetişemedi ve bir km dahi olsa Fabia ile test yapamadık. Bu yüzden yarışa ayar problemleriyle başladık. Serviste otomobilin üzerine yanlış bir lastik takıldığı için de ilk etabı yönü ters lastikle geçtik.

Serviste lastiği değiştirdik ama bu kez de iki ve üçüncü etaplara giderken, normal etapta baş gösteren diferansiyel arızası daha da arttı. Otomobil bazı yerlerde iki çeker gibi gitmeye başladı. Bu da bize güvensizlik verdi ve bu yüzden de ilk günü geride tamamladık.

İlk gün akşamı 45 dakikalık serviste komple diferansiyel değiştirildi. İkinci gün sabah çıktığımızda açıkçası daha iyi zamanlar yapmayı beklerken, bu sefer de fren problemiyle uğraştık. Frene bastığım zaman otomobilin fren pedalı dibine kadar iniyordu. Bu da virajlarda erken fren yapmamı gerektiriyordu ki çok ta keyifli olmadı. Serviste de fren sorununu çözemedik. Son iki etaba da sorunlu olarak çıktık ve yarışı bitirdik.

Bizim için 7 yarışlık sezon tamamlanmış oldu ama Hitit için en keyifsiz yarış oldu diyebilirim. Sonuçta bir etap dahi olsa hızlı gidemedik. Seyirci etabında bunu çok istedim ama orada da diferansiyel arızası buna engel oldu. Hiç keyif almadık, bir etap dahi olsa kendimizi görme ve gösterme şansımız olmadı. Ya otomobil ile, ya ayarlarla veya lastikle uğraştık, ama hep uğraştık! Maalesef hoş olmadı.

Etaplar güzeldi, çok kaygandı, özellikle ilk gün çamurlu olan yerleri çok vardı. Yine de genelde etaplar çok güzeldi, organizasyonda da bir sıkıntı yoktu açıkçası. Bir tek sondaki olay vardı. Volkan abide çok iyi yarıştı ama ilk gün yaşadığı problemden mi bilemiyorum, yarıştan çekildi.

Rosetti ise bana göre bugün dünyadaki en iyi on pilottan biri. İnsanlık açısından ise herhalde ilk üç içerisinde yer alır. Bizim epey bir konuşma ve bir şeyleri paylaşma şansımız da oldu. İnsan olarak çok özel biri. Sayısız başarılar elde etmiş, üç kez Avrupa Şampiyonu olmuş, üst seviyede bütün pilotlarla birlikte yarışmış biri. Söyleyecek hiçbir şey yok! İlk gün Volkan Işık?a yardım etmesi de ne kadar centilmen olduğunu gösteriyor, sonuçta yarıştaki en büyük rakibiydi.

Aynı durumda ben öyle davranır mıydım, bilemiyorum. O pozisyonda kaldığınız zaman iddianızla da yakından ilgili. Yarıştan sonra Rosetti ile de konuştum; ?böyle bir olay oldu mu?? diye sordum, ?oldu tabi? dedi. ?Bizim gibi pilotlar için etap kazanmak önemlidir? dedi ve ekledi; ?biz spor yapıyoruz, masa başında kazanmak güzel değil!?

Bu çok doğru bir şey. Bir açıdan bakacak olursanız, O?nun dediği gibi yardım etmek, sporun içinde olması gereken bir şey ama diğer taraftan da kuralları uygulayacaksak eğer, itmek te çok mantıklı gelmiyor! Ona göre hesabını yapsalardı.

Luca Rossetti, dünyada on adamdan biri ve bana göre çok hızlı bir pilot. Yarıştığı otomobil ne bizim, ne de Volkan Işık?ın yarıştığı, ne de Ercan Kazaz?ın yarıştığı otomobile yakın bir otomobil. Hepimizden çok geri bir spec ile yarıştı. Buna rağmen zamanları ortada.

Yarış sonrasında da açıkçası ilginç bir durum yaşandı. Hitit?in 1?ncisi Volkan ışık, 2?ncisi Luca Rossetti?dir. Ercan Kazaz 3?ncü biz ise 4?ncü olmuşsuzdur, gerçek klasman böyledir. Ama Volkan abi son kapalı parka girmeyerek kendisi yarıştan çekildi. Bu O?nun takdiri, büyüklüğüdür.

Rossetti?nin durumu ise farklı; Cem Acar?ın da dediği gibi, yarışın her klasmanında gözüküp sonrada birinci ilan edilmemesi kadar saçma bir şey yok bence. Sonuçta adam iki gün yarışta yarıştı, her yerde göründü. A öncelikli bir sürücü. Türkiye Şampiyonası?nda yarışmayacağını biliyorduk ama geçtiği her etabın klasmanında gözüktüğüne göre, yarışı hangi derece ile bitirdiyse orada ödüllendirilmesi kadar normal bir şey yok, bu yıllardır yapıldı.

Ben de İtalya?ya gittim ve yarıştım. İtalya?da bir Türk olarak ulusal yarışlarda da yarıştım ve klasmanlarında yer alıp kupalarımı da aldım. Bu, yurt dışında da bizde de böyle! Bizde zamanında Mark Higgins geldi, genel klasmandaki yerine uygun olarak kupasını alıp gitti. Aynı şekilde David Higgins geldi, Opel zamanında, O da klasmandaki yerini ve kupalarını alıp gitti. Bunların hepsi oldu ama bu yarışta neden böyle oldu açıkçası bunu ben de çözemedim.

Luca Rossetti gibi bir pilota karşı yazık oldu. Ama gönüllerdeki klasmanda herkesin yeri belli, diyecek fazla söze gerek yok. Bu yarışta çok iyi gittiler. Hem Volkan abi, hem Rossetti çok iyi gittiler. Sonuçta sezon bitti ve biz 2?nci olarak tamamladık. Şimdi önümüze bakıyoruz.

Sezon bizim için güzel geçti. Açıkçası hem ralli ve hem de V1?i yaptığım için toplamda kendime göre bir klasman yaptım; üç kere 1?nci, üç kez 2?nci, üç kere 3?ncü ve üç kere 4?ncü olmuşum. Ortalamamız 2,5?a geliyor! V1?de şu anda liderim ve kim geçerse kazanacak. Kısmet ama sezon benim adıma iyi geçti. Rallide ikişer kez 1, 2 ve 3?ncülükler aldım. Kötü değil diye düşünüyorum.

Yüce Oto Skoda bu sporda çok çok yeni bir marka. 2012?deki hedefleri daha büyük. İnşallah beraber daha iyi işler yapacağımıza inanıyorum. Bu yüzden sezon benim açımdan güzel geçti. Projemiz daha doğum aşamasında, doğum sancılarımız var. Sonuçta karşısında yarıştığımız takım 12 senedir Türkiye?de garaj işleten Ford Türkiye. Bu sene 7 yarışın 6?sında podyumdaydık. 2011 keyifli ve başarılı geçti. Umarım 2012?de çok daha iyi dereceler elde ederiz.

Hitit Rallisi fotoğrafları için burayı tıklayabilirsiniz

Yorum yaz

Kategoriler

Arşiv