Ankara’da azrail ensemizde solumadan yarıştık!

Tırmanma yarışının etapları kısa oluyor, ancak asfalt etaplarda da yüksek süratlere çıkıyoruz. Bu sebeple takım olarak yarış öncesi hazırlıklarımızı her zaman ciddiyetle ve eksiksiz olarak tamamlamayı hedefliyoruz. Mücbir sebepler oluşmadıkça lastik, yağ ve benzin seçimimizi sezon boyunca değiştirmiyoruz. Daha önceki bir röportajımızda da belirtmiştim, bu sezon Pirelli ile yarışıyoruz, Ankara’da da aynı marka ve aynı hamur ile devam ettik. Asfalt tırmanma etaplarının karakterleri de benzer olduğundan, aracın geometrisinde de sadece gerekli olan değişiklikleri asgari düzeyde yapıyoruz.

Ankara tırmanma yarışı öncesi de farklı bir durumumuz olmadı. Ön hazırlıklarımızı iyi yapmamız ve şansımızın da yardımı ile yarış esnasında beklenmedik bir olumsuzluk yaşamadık. Antrenmanda denenmeyen bir yeniliğin yarış esnasında denenmesi fikri bana çok akıllıca gelmiyor ve bundan takım olarak kaçınıyoruz. Yarış zaten karmaşık bir süreç ve bu karmaşıklığın içerisinde deney yapmanın ve çıkan sonuçları sağlıklı olarak kaydetmenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ankara’da yarış günü organizasyon ile ilgili bir sorun yaşanmadı ancak katılım çok zayıftı. Hava koşulları da asfalt yarışı için son derece müsaitti.

Belediye görevlilerinin çalışması ile asfalt bir gün öncesinden epey yamandı ve birkaç kusurlu bölge dışında problemli bölge kalmadı. Ben o problemli bölgelerden birisinin içerisine düşerek sağ ön jantı eğdim ama sonradan incar’dan izlediğimde gördüm ki kaçınılabilecek bir deliğe kendi hatam yüzünden düşmüşüm. Ankara’da en büyük sürpriz ise geçtiğimiz yıla kadar sürat yarışından çok bir cesaret yarışı formatında koşulan o tehlikeli ve uçurumlu etapların tamamen bariyer ile kaplanarak son derece güvenli hale getirilmiş olması idi.

Bu bizim için muhteşem bir sürpriz oldu ve tüm yarışmacı arkadaşlarımızda büyük memnuniyet yarattı. Bu yıl ensemizde Azrail solumadan yarıştık. Dolayısı ile bu durum etap zamanlarına da yansıdı. Bu etabın yeni zaman rekoru 3:07:6700 oldu. ‘Ankara’dan aklınızda kalanlar?’ sorunuza gelince, eski yarışçıların anısına koşulan yarışları seviyorum. Ankara tırmanmanın da çok az tanıma fırsatı bulduğum bir yarışçı abimizin adı ile anılması, kupalarımızı da bu değerli yarışçının ailesinden almamız çok güzel bir anı oldu. Kupa töreni öncesinde, Hasan Kalaycı’nın 1981 Türkiye Ralli Şampiyonu olduğu arabanın önünde resim çektirirken arabanın içini göz ucuyla da olsa inceleme fırsatım oldu.

Mutlak ki o zamanın şartlarına göre iyi hazırlanmış bir araç olmalı. Ama bugün yarıştığımız arabaların teknik durumlarını bilip te bugünden 40 yıl geriye bakınca; o zamanki yarışçıların ne kadar cesaretli ve maharetli olduklarını anlıyoruz; saygı duyuyoruz.. Şampiyona da K2 ve K3’te daha heyecanlı bir rekabet var. Özellikle K3’te Refik (Bozkurt) ve Ayhan’nın (Germirli) hızlı ve çekişmeli rekabetini merakla izliyoruz, bakalım bu iki iddialı ve hızlı yarışçıdan hangisi birinci olacak. Keza K2’de de çok yakın puanlar ve rekabet var. K1 ve K4’te ise şimdilik o kadar heyecanlı bir rekabet yaşanmıyor. Dilerim ki, iyi olanlarımız kazansın! | 30 Temmuz 2019 : 14.15

Bu yarışın galerisi için burayı tıklayabilirsiniz.

Yorum yaz

Kategoriler

Arşivler

Videolar