Sporcu da seyirci de tutkulu, risk ve adrenalini seviyorlar

Türkiye Tırmanma Şampiyonlarından Cem Yalın, Ralli Dünyası Dergisi için kaleme aldığı makalesinde tırmanma yarışları ile ilgili düşüncelerini detaylı bir şekilde yazdı. 

Yüksek yerlerde huzursuzluk duyarım. Tam olarak yükseklik korkusu değil, yükseklikten duyulan rahatsızlık benimkisi. Onun için yarışılacak tırmanma etaplarında uçurum var mı, mutlaka önceden gidip kontrol ederim. Motor sporlarının her disiplininde ister istemez risk alınıyor, bu sporun doğasında var. Sporcusu da seyircisi de bu anlamda tutkulu kişiler, risk alınmasını ve adrenalini seviyor, hatta aranıyorlar diye düşünüyorum.

Bu nedenle de etaplarda organizatörler tarafından can güvenliğinin ve olumsuz bir durum karşısında müdahale imkânının tam olarak sağlanmış olması kaçınılmaz bir gereklilik. Can güvenliğinin sağlanmış olması ile sürücünün yarışta risk alması iki farklı konu olarak değerlendirilmeli. Yani can güvenliği öncelikle organizatör tarafından tam olarak sağlansın da yarış esnasında alınacak riski pilot pozisyonuna, arabasına, ekipmanına ve tecrübesine göre belirler zaten.

Buradan sadece kolay ve tehlikesiz etapları arzuladığım gibi bir anlam çıkmamalı. Tehlikeli etaplar da tamam. Hatta en iyi yarışçıyı arkadan gelen diğer iyilerden ayırmak için tehlikeli etaplarda yarışmak şart. Ancak can güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirlerin eksiksiz alınması ve bir olumsuzluk anında müdahale ekibinin hazırda bulunması da ön şart olmalı.

Darlık, Ovacık, Orhangazi, Çardak, Kartepe gibi yarışlarda böyle bir tedirginlik hissetmezken, örneğin Ankara yarışında hissediyorum. Bir yarışmacı uçurumdan uçsa, zamanında müdahale yapılamayacak kısımlar var. İster istemez yavaşlatıyor insanı. Ben kişisel olarak, organizatörün tedbir ve müdahale şansının kısıtlı olduğu etaplarda risk almanın çok akıllıca olmadığını düşünüyorum.

Kulüplerin yarış organizasyonları için üstlendikleri yükün ağırlığını ve belediyelere dert anlatıp ta etapları bir nebze daha uygun yerlere taşıyabilme imkânlarının kısıtlı olduğunu da hepimiz biliyoruz. Amacım kesinlikle yermek değil, böyle algılanmamalı. Sporcuların taşıdığı risk kadar riski kulüpler de taşıyor dolaylı olarak. Benim açımdan ülkemizde yapılan Tırmanma yarışlarının durum tespiti bu şekilde.

Motor sporlarının dünya çapında en önemli regülatörü FIA’nın web sitesinde, Tırmanma yarışlarını nasıl tarif ettiğini okumanızı arzu ederim. “Startın ilk santimetresinden son santimetresine kadar çok iyi mühendislik çalışması ile hazırlanmış araçlar ile yılan gibi virajlı yollarda dip gaz koşulan, korkusuzca bir yarış.”  O korkusuz ruh haline gelebilmek için de etaplarda güvenlik tedbiri şart. Yoksa ister istemez yavaşlıyor insan.

Bu perspektiften de bakınca, güvenlikli ve temiz asfalt etaplar daha zevkli olabilir, yarışlarda daha yüksek süratlere çıkılabilir. Sonuçta Tırmanma zamana karşı bir sprint yarışı ve süratli bir disiplin. O sebeple kategori 4 gibi açık bir gurup var. Zemin bozuk olduğu zaman yarış bir yerde ralliye dönüyor. Yurt dışında koşulan prestijli Tırmanma yarışlarının birçoğunda eski F3000, LMP hatta F1 arabaları dahi tırmanıyorlar. Tırmanma yarışının karakteri gereği etaplarda sadece virajların çokluğu aranmamalı, bununla birlikte yüksek sürate çıkmaya elveren temiz asfalt kısımların da olması gerekiyor.

Yarışlarda daha yüksek süratlere çıkılabilir. Sonuçta Tırmanma zamana karşı bir sprint yarışı ve süratli bir disiplin. O sebeple kategori 4 gibi açık bir gurup var. Zemin bozuk olduğu zaman yarış bir yerde ralliye dönüyor.  Yurt dışında koşulan prestijli Tırmanma yarışlarının birçoğunda eski F3000, LMP hatta F1 arabaları dahi tırmanıyorlar. Tırmanma yarışının karakteri gereği etaplarda sadece virajların çokluğu aranmamalı.. Bununla birlikte yüksek sürate çıkmaya elveren temiz asfalt kısımların da olması gerekiyor.

Pembe Panter brandingli Evo’su ile sezona Demirci Tırmanma yarışındaki zaferi ile başlayan Yalın, tırmanma yarışlarındaki rekabetten zayıf ve kuvvetli bulduğu yönleri, avantaj ve dezavantajlarına, Manisa Demirci’den bu yarışından aklında kalanlardan ‘Neden Pembe Panter, tırmanma ve Mitsubishi?’ sorularına yanıtlar verdiği uzun ve keyifli uzun makalesinden giriş bölümünü ajans izleyicileri ile paylaştık. Yazının tamamını Ralli Dünyası Dergisi’nin Mayıs sayısında okuyabileceksiniz. Birbirinden farklı tatlarda makalelerin yar aldığı Ralli Dünyası Dergisi’ne abone olarak sporun nabzını ve renkli yönlerini avucunuzun içinde şimdiden tutmaya başlayabilir, hatta eğer sporcu iseniz kendiniz de derginin bir parçası olabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için burayı tıklayabilirsiniz.  

24 Şubat 2019 : 21.21

Yorum yaz

Kategoriler

Arşivler

Videolar