Baja Troia Turkey’de hedefimiz, finiş görmek!

-Baja Troia Turkey’in, Çanakkale parkuru hakkında bilgin var mı?
Parkur hakkında bir bilgimiz yok ama; bizim, burada, Intercity Baja yarışımızda uyguladığımız ve ‘kapalı etap’ dediğimiz, 55-60 km’lik etaplar gibi ama daha kısa, 30-40 km’lik kapalı, hızlı ve keyifli etaplar olduğunu biliyoruz.
-Etapların zemini hakkında tahminin?
Çanakkale etaplarının zemini coğrafi olarak, taşlı olacak. Çamur olacağını zannetmiyorum.
-Nasıl bir ortam, katılım ve rekabet bekliyorsun?
Rekabetin çok ciddi olacağına inanıyorum. Yurt dışında katılımlar var, çok ciddi ekipler, iyi yarışçılar ve iyi arabalar olacak. Mücadelenin çok çekişmeli geçeceğini tahmin ediyorum.
-Baja Troia Turkey’de hedefin ne olacak?
Hedefimiz, her şeyden önce finiş görmek. Çünkü, iddialı yarışçılar var; Ali Vural Ak, Caner Akkafa, Tarık Gökbay, Kubilay Tüfekçi gibi.. Yurt dışında da gelen iyi arabalar var.
-Çanakkale’den bir hafta önce, sezonun son ulusla offroad yarışı yapılacak. 16 Kayıt açıklandı, ulusalda bir önceki yarış 12 kayıtla yapıldı. Buna karşın, Çanakkale’de kayıtlar 40 civarında. Baja, klasik offroadun pabucunun dama mı atıyor?
Dama atacak demeyelim ama Türkiye Offroad Şampiyonası, İstanbul dışındaki kulüplerin katılımıyla yürüyor.
-Bugün gelinen noktada, ulusaldaki kayıtlar geçmiş yıllara göre çok düşük değil mi?
Bugüne kadarki şampiyonalarda, sezonun son yarışındaki katılımlar hep düşmüştür. Çünkü şampiyonada iddiası kalmayanlar son yarışlara katılmıyorlar. Ama Baja tarzı bir yarış olsaydı, yine son yarışta 30-40’lık katılım yine olurdu. İnsanların bugün baja için hazırladıkları araçların konseptleri uzun mesafeli ve hıza dayalı. 50-60 km’lik etaplar için arabalar hazırlanıyor. Atlamalı,  zıplamalı, çamurlu, kapı geçişli değil. Bir kere kapı olayı kalktı. İtirazlar olmuyor, neticeler hemen çıkıyor.
-2018 veya sonrasında ulusal şampiyonanın Baja tarzına dönmesi mümkün olacak mı?
Şahsi görüşüm olarak, bir an önce geçmesi gerekiyor. 2018’de olur mu, bilmiyorum ama 2019’da belki mevcut haliyle Türkiye Offroad Şampiyonası kalır, yanı sıra Türkiye Baja şampiyonası olarak çıkabilir. Çünkü ciddi bir katılım, yüksek bir potansiyel var.
-Türkiye şampiyonasında halen yarışan araçların Baja’nın uzun parkurunda nefesleri yetmeyebilir görüşü var. Baja alır başını giderse, bugün ulusal offroadda yarışan araçların akibeti ne olacak?
Offroadun gelişimine ayak uyduramayacak olan arabalar, tabii ki geri kalacaklar.
Baja’da tonajda ağır çeken araçlar da var. Buna karşın daha çevik hafif olanları da.. Senin Nissan’ın ve Caner’in Toyota’sı ise iki grubun arasında görünüyor. Sence, Çanakkale yarışında, hangisi daha şanslı olacak?
Bence, öncelikle Ali Vural Ak’ın Dakar spec’lerindeki Mitsubishi’si, ardından benim Nissan ile Caner’in Toyota’sı, sonra Maverick’ler ve sonrasında Detoro’lar avantajlı olacaktır. Detoro’lar daha uzun soluklu ve açık etaplarda daha performanslı görünüyorlar.
-Etapların tamamen bantlanacak olması ve pilotların tüm etapları görerek gitme olasılığının yükselmesi, kopilot ve navigasyona daha az iş düşecek anlamına mı geliyor?
Tabii ki navigasyon anlamında pilotun işi daha rahat olacak. Yarışçıyı aracın içinde cihazlarla boğmayacak. Eğer ki açık etap olsaydı, bu kadar hız da olmayacak ve navigasyon işin içine girecekti. İnsanların etaplarda kaybolması, onların organizasyon tarafından toparlanması daha zor olacaktı. Şimdi ise, görerek ve daha hızlı gidilecek.
-Bu durum, rekabeti nasıl etkileyecek? Kopilot ve navigasyonda tecrübe farkı kimine göre avantaj veya dezavantaj yaratabilirdi. Ayrıca, 73 km’lik etabın tamamını bantlamak zor olamayacak mı?
Organizasyon olarak da bir zafiyetin önüne geçilecek, kaybolmalar azalacak. Biz de, İPSK’da 60 km’yi komple bantladık, bu mümkün. İstedikten sonra oluyor. İsoff ta bunu yapabilecek kapasitede, hem ekip hem donanım olarak tecrübeye sahip.
-Nissan’ın ve sen, bu büyük randevuya hazır mısınız? Yarış öncesi bir eksik veya sorununuz var mı?
Eksiğimiz yok, kondüsyonumuz çok şükür.
-Lastik olarak tercihin ne olacak?
MT’nin Cobra desenli bir lastiği var. Özellikle o lastiği kullanıyorum, çünkü arabamda daha iyi sonuç veriyor. Arabamı yaptığımdan beri, o lastikten farklı bir lastik kullanmadım.
-Çanakkale ve bölgesinden, yarışa ilgi nasıl olacaktır?
Seyir noktaları iyi belirlenirse güzel olacaktır.
-Podyum için kimleri şanslı görüyorsun? Kimler daha iddialı, sence?
Ali Vural Ak var, Caner Akkafa var..
-Vural Ak, son röportajında aracının 20 yıllık olduğunu dile getirmişti
Aracı 20 senelik olabilir ama Ali Vural Ak’ta tecrübe olarak bizden 20 sene önde! Yıllarca o yarışları kovaladı.
-1 Vural, 2 Caner diyorsun.. Ya,  3?
O da ben olayım bari..
-Etaplarda köyler arasında da gidilecek. Sence, güvenlik anlamında bir sıkıntı olabilir mi?
Olmaz. Sonuçta Çanakkale belediyesinin yarışa çok büyük bir desteği var. Belediyenin olduğu her yerde güvenlik kuvvetleri ve tedbirleri alınıyor. Bizim İstanbul’daki yarışta asfaltları, köye giriş çıkışların hepsini güvenlikçiler kontrol ettiler. Çanakkale’de de aynı tedbiri alacaklardır.
-Mitsubishi Ralliart’ın 6 ekibine karşı sıkı rekabet verilebilecek mi?
Bence, en sıkı rekabeti onlarla yaşayacağız. Arabaları teknik spec’ler olarak bizden ileride olabilirler, ama bizde de arabalarına alışmış, gazlayan çok sıkı pilotlar var. Bizimkilerin derecelerinin onlardan aşağı kalacağını sanmıyorum.
-Podyumda bir Türk ekibi görebilecek miyiz?
Görürüz.
-Yarışta hava koşullarında bir endişen var mı?
Baktığımız kadarıyla yok.
-Baja’lar İsoff ve İPSK tarafından düzenleniyor. Anadolu kulüpleri bu değişime ayak uydurabilecekler mi? Ya da Anadolu kulüpleri de Baja tarzı yarışlar düzenleyerek bu kervana katılacaklar mı?
Kesinlikle katılırlar. Hepsi coğrafi olarak büyük çaplı orman etaplarına sahipler. Karabük, Vezirköprü, Düzce, Sinop, Çorlu kulüplerinin hepsi, Baja tarzı yarışları yapabilecek coğrafyaya sahipler. Tabii ki herkesin her şeyi mükemmel yapabilmesi mümkün değil, ilk yarışları olmasa da ikinci yarışları çok daha iyi olacabilir. Aslında, Anadolu kulüplerimiz bu tür etapları İstanbul kulüplerine nazaran daha rahat yapabilirler, çünkü uygun etaplara sahipler.
-Baja’da mücadele eden yarışçılar İstanbul kökenli..
Takdir edersin ki hep de İstanbul’da yarışılmaz!
-Anadolu kulüplerinin Baja rüzgarına dahil olması halinde İstanbullu yarışçıların katılımları nasıl olur?
Siz, bunun adını bir şampiyona yaparsanız, şampiyona kovalayacak olan yarış nerede olursa olsun gider.
-Eski bir Türkiye Şampiyonu olarak, bu sezon ulusal offroad şampiyonasını rekabet ve katılım anlamında nasıl değerlendiriyorsun?
Rekabet konusunda yarışanlara bakmak lazım. Çok yeni yarışçılar var, hatta eskilerden kimler kaldı diye bakabiliriz, şu an yarışanların bir çoğu yeni. Rekabet konusunda bunun etkisi mutlaka var, ama bence mevcut şartlarda rekabet bu sezon yine de iyi geçti. Türkiye Şampiyonası bu sene Sakaryalı iki yarışçı arasında belli olacak.
-Önceki yıllara göre Offroad da eksik kalan ne?
Öncelikle bu formatın, kaplı etapların kalkması ve arabaların arabaya benzemeleri lazım, ki biz bu sporu vizyon olarak daha ileriye taşıyalım. L200’leri öyle kesip biçiyoruz ki, bunlar ile Mitsubishi’ye sponsorluk için gidilse, ‘nerede L200?’ diye sorarlar adama. Arabasını tanımaz durumdalar, arabalarına adeta evrim yaşatıyoruz. Bu nedenle, kapılı, bumplu, çamurlu etaplardan da artık yavaş yavaş sıyrılmamız lazım.
-Offroadun özünde çamur yok mu?
Trail ve trophy çamur. Offroadda dünyadaki konsept, rallyraid yönünde gidiyor. Daha hıza, daha çok mesafeye ve kondüsyona dayalı, kişisel beceri, arabanın gücü, kopilotun bilgi ve tecrübesi ile gidiliyor. Bizim araç içi videolarımıza bakarsak, kopilotların söyledikleri çoğunlukla ‘bas babam bas’, lafından başka bir şey değil. Detaylı yol notu ya da CPRS verileri konuşulmuyor. O konseptin çok gerisinde gidiyoruz.
Aydın Hoşgör | Ralli Ajansı

Yorum yaz

Arşivler

Kategoriler